CHP İstanbul İl Kongresi Davasında Yeni Gelişme

CHP İstanbul İl Kongresi Davasında Yeni Gelişme

CHP’nin İstanbul İl Kongresi’nin iptali ve seçilen yönetimin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin açılan davada mahkeme, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi. Bu kararla birlikte, kayyum olarak atanan Gürsel Tekin ve geçici yönetim kurulu üyelerinin görev süresi uzamış oldu.

İSTANBUL – Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda seçimle göreve gelen Özgür Çelik ve yönetiminin mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından başlayan hukuki süreçte bugün yeni bir duruşma yapıldı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, mevcut yönetimsel yapının korunmasına hükmedildi.

⚖️ Mahkeme Kararı: Duruşma 15 Mayıs’a Ertelendi

Bugün (27 Şubat 2026) gerçekleştirilen duruşmada mahkeme heyeti, tarafların beyanlarını ve itiraz dilekçelerini değerlendirdi. Dosyadaki eksiklerin giderilmesi ve delillerin incelenmesi amacıyla davanın bir sonraki duruşma tarihini 15 Mayıs 2026 olarak belirledi.

Bu erteleme kararı, fiili olarak İstanbul İl Başkanlığı koltuğunda oturan heyetin durumunu da netleştirdi. Mahkeme, yeni bir karar alınana kadar Gürsel Tekin ve beraberindeki heyetin görevine devam etmesine karar verdi.

🚩 Gürsel Tekin ve Geçici Kurulun Görevi Sürüyor

Bilindiği üzere daha önceki duruşmalarda, 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada Özgür Çelik yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılmıştı. Yerlerine “Geçici Yönetim Kurulu” olarak şu isimler atanmıştı:

  • Başkan: Gürsel Tekin

  • Üyeler: Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap.

Kayyum heyeti, mahkemenin nihai kararına kadar İstanbul İl Örgütü’nün idari ve siyasi süreçlerini yönetmeye devam edecek.

📉 Sürecin Arka Planı

CHP’de büyük yankı uyandıran bu dava süreci, kongredeki usulsüzlük iddiaları ve delege seçimlerine yönelik itirazlar üzerine başlatılmıştı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kayyum atama kararı, parti içinde “yargı müdahalesi” tartışmalarını da beraberinde getirmişti. Özgür Çelik ve ekibi ise bu kararın siyasi olduğunu savunarak hukuki mücadelelerini sürdürüyor.

Exit mobile version