Ankara’da yaşayan iş insanı N.Y.’nin, vefat eden annesinin cenaze törenine katılmayan 20 yıllık eşi S.Y.’ye açtığı davada yargı son sözü söyledi. Ankara Aile Mahkemesi tarafından verilen ve davalı kadını tam kusurlu bulan boşanma kararı, Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onandı. Bu kararla birlikte, evlilik birliğinde eşlerin zor günlerde birbirinin yanında olmaması ve cenazeye katılmamak boşanma sebebi olarak tescillenmiş oldu.
Gelin ile Kaynana Arasındaki Geçimsizlik Mahkemeye Taşındı
Dava sürecinde savunma yapan davalı S.Y., kayınvalidesiyle arasında geçmişten gelen bir husumet olduğunu öne sürdü. S.Y., vefat eden kayınvalidesinin kendisine daha önce “Ne ölüme ne dirime gel” dediğini iddia ederek cenaze törenine bu gerekçeyle katılmadığını belirtti. Ancak mahkeme bu mazereti haklı bulmayarak, eşlerin zor zamanlarda birbirine destek olması gerektiğine hükmetti. N.Y.’nin avukatı Senem Yılmazel, müvekkilinin eşiyle uzun süredir geçimsizlik yaşadığını, cenazeye katılmamanın ise bardağı taşıran son damla olduğunu ifade etti. Yılmazel, boşanma davasının cenazeden tam 1 ay sonra açıldığını kaydetti.
Türk Medeni Kanunu’nun 185. Maddesi Hatırlatıldı
Kararın hukuki dayanağını değerlendiren avukat Senem Yılmazel, Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesine dikkat çekti. İlgili kanun maddesinin eşlere sadakat gösterme, aynı konutta birlikte yaşama ve birbirine yardımcı olma yükümlülüğü yüklediğini belirten Yılmazel, cenazeye katılmamanın bu yardım yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiğini vurguladı. Yargıtay’ın onama kararıyla birlikte, eşlerin iyi günde ve kötü günde bir arada olma sorumluluğu bir kez daha yasal olarak tescillenmiş oldu.
Kaynak: Sozcu Gundem — Orijinal haberi görüntüle
