İran’ın başkenti Tahran, 2 Mart 2026 sabahına uçaksavar sesleri ve şiddetli patlamalarla uyandı. Yerel saatle 03.13 itibarıyla şehrin stratejik noktalarından alevler yükselirken, halk panik içinde sığınaklara akın ediyor. Bu saldırı, İran’ın akşam saatlerinde Tel Aviv’i vurmasına verilen “en sert yanıt” olarak nitelendiriliyor.
Stratejik Noktalar Hedefte
Görgü tanıklarından ve yerel kaynaklardan gelen ilk bilgilere göre, saldırıların odak noktaları şunlar:
-
Devrim Muhafızları (IRGC) Karargahları: Tahran’ın batı ve güney kesimindeki askeri tesislerde devasa patlamalar bildiriliyor.
-
Hava Savunma Bataryaları: Şehri koruyan S-300 ve yerli savunma sistemlerinin susturulması için koordineli bir bombardıman yürütüldüğü iddia ediliyor.
-
Hükümet Binaları: Bazı stratejik bakanlıkların yakınlarında dumanların yükseldiği, gökyüzünün patlamaların şiddetiyle aydınlandığı görülüyor.
Tahran’da Kaos: İnternet ve Elektrik Kesintileri
Saldırıların başlamasıyla birlikte Tahran’ın büyük bir bölümünde elektriklerin kesildiği ve internet erişiminin kısıtlandığı bildiriliyor. Askeri sansür nedeniyle resmi bir açıklama henüz yapılmazken, uluslararası haber ajansları “ikinci bir harekat dalgasının” yolda olduğu uyarısını geçiyor.
Tahran Hava Saldırısı: Sahadaki Son Durum (02.03.2026 – 03.13)
| Hedef Bölge | Durum Raporu | Müdahale / Savunma |
| Batı Tahran | IRGC Tesisleri Vuruldu | Yoğun Uçaksavar Ateşi |
| Mehrabad Havalimanı | Uçuşlar Tamamen Durduruldu | Piste Yakın Patlamalar |
| Hükümet Bölgesi | Kısmi Hasar ve Duman | Tahliye Çalışmaları |
| Güney Tahran | Lojistik Depolar Hedefte | Kontrolsüz Yangınlar |
Trump ve Netanyahu’dan Eş Zamanlı Mesaj mı?
Saldırılar sürerken, Washington ve Tel Aviv’den gelen sinyaller, bu operasyonun İran’ın “belini bükmek” için tasarlandığına işaret ediyor. ABD Başkanı Trump’ın dün bahsettiği “14 gün” süresinin ardından gelen bu saldırı, nükleer altyapının yanı sıra rejimin komuta kontrol merkezlerini de hedef alıyor olabilir.
Analist Notu: Tahran’ın bu denli doğrudan ve yoğun bir şekilde vurulması, savaşın artık vekalet güçlerinden (Proxy) çıkıp doğrudan bir “devletler arası topyekün savaş” evresine geçtiğini kanıtlıyor. Petrol ve altın fiyatlarındaki rekor artış, bu saldırıların piyasalardaki yansımasıydı; şimdi ise insani bilanço endişe yaratıyor.
