Türkiye, Milli Uzay Programı kapsamında tarihi bir haftaya giriş yaptı. Bugün İstanbul’da başlayan ve dünyanın önde gelen uzay ajansları ile özel sektör temsilcilerini (SpaceX, Blue Origin, Airbus Defence) bir araya getiren “Uluslararası İstanbul Uzay ve Havacılık Zirvesi”, Türkiye’nin 2026 ve sonrası vizyonunu netleştirdi. Hem yerli projeler hem de uluslararası işbirlikleri açısından kritik gelişmeler yaşanıyor.
2026 Ay Araştırma Programı (AYAP-1) Tarihi Netleşti
Zirvenin açılışında konuşan Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı, Türkiye’nin Ay’a sert iniş gerçekleştirecek ilk yerli aracı için fırlatma takviminin 2026’nın son çeyreği olarak güncellendiğini duyurdu. Yerli hibrit roket motorunun son testlerinin başarıyla geçtiği ve aracın montaj aşamasında olduğu belirtildi. Bu görev, Türkiye’yi Ay’a ulaşan nadir ülkeler arasına sokacak.
Küresel Devlerle “Fırlatma ve Teknoloji” Anlaşması
Günün en sıcak gelişmesi ise uluslararası arenada yaşandı. Türkiye, yeni nesil yerli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın ardından gelecek projeler ve derin uzay misyonları için ABD’li özel uzay şirketi (kulislerde SpaceX olduğu konuşuluyor) ile stratejik bir “Fırlatma Hizmetleri ve Teknoloji Transferi” ön anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Türkiye’nin uzaydaki bağımsızlığını artırırken maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.
Dünya Gündemine Etkisi: Yeni Bir Uzay Üssü mü?
Zirvede sadece Türkiye değil, bölgesel işbirlikleri de masadaydı. Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle, Doğu Akdeniz veya Anadolu’da ticari bir “Bölgesel Uzay Limanı (Spaceport)” kurulması fikri, uluslararası yatırımcılar tarafından ilk kez resmi bir platformda dillendirildi. Bu gelişme, Türkiye’yi sadece uydu üreten değil, aynı zamanda fırlatma merkezi haline getirebilecek stratejik bir adım olarak dünya basınında geniş yankı buldu.
