Kars’ın Kültürel Hafızası ve Şiirle Örülen Köklü Tarihi

Kars8217in-Kulturel-Hafizasi-ve-Siirle-Orulen-Koklu-Tarihi-featured

Anadolu’nun kadim kenti Kars, Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar uzanan süreçte basın geleneğinden edebiyata, eğitimden sanata kadar pek çok alanda derin izler barındırıyor. Şehrin kültürel kimliği, sadece soğuk havasıyla değil, içinden geçen şairlerin mısralarıyla ve fedakar eğitimcilerin emeğiyle şekillenmeye devam ediyor.

Kars’ta Basın Hayatı Nasıl Başladı?

Kars’ın yerel basın serüveni, Vali Saim Bey’in vizyoner bir adımıyla ivme kazandı. Hususi muhasebe bütçesinden ayrılan ödenekle İstanbul’dan getirtilen matbaa makineleri, valilik binasının zemin katına yerleştirildi. Cumhuriyet’in altıncı yılında, yani 29 Ekim 1929 tarihinde Kars gazetesi yayın hayatına merhaba dedi. Ancak kentin matbaa ile tanışıklığı daha eskiye dayanıyordu. 1920’li yılların sonunda Kâzım Karabekir, Gümrü’den bir matbaa getirtmişti. Kolordunun Sarıkamış’a, ardından 1928’de Erzurum’a nakledilmesiyle bu matbaa da taşınmış ve bu süreçte Varlık isimli haftalık gazete okuyucuyla buluşmuştu.

Gazetenin Yazı Kadrosunda Kimler Vardı?

29 Ekim 1929’da ilk sayısı numarasız olarak basılan Kars gazetesi, kentin entelektüel birikimini yansıtıyordu. Yazarlar arasında bizzat Vali Bey’in yanı sıra öğretmenler, halkevi yöneticileri ve üyeleri bulunuyordu. Hatta o dönem Kars’ta askerlik görevini ifa eden şair Behçet Kemal Çağlar da gazetenin sütunlarında kalem oynatan isimler arasındaydı. Gazete, yerel içeriklerin yanı sıra ulusal basından seçme yazı ve haberlere de yer veriyordu.

Eğitim ve Kültürün Kalbi: Cilavuz Köy Enstitüsü

Yüzyıllar boyunca İstanbul hükümetlerinin mesafeli durduğu Kars, 1930’lu yıllardan itibaren Ankara ile bağlarını güçlendirmeye başladı. Bu yakınlaşmanın en somut nişanesi ise Cilavuz Köy Enstitüsü oldu. Ünlü şair Can Yücel’in yolu da babasının görevi vesilesiyle buraya düştü ve çocukluk yıllarından bir anıyı bizlere miras bıraktı. Bu enstitü, hayata doğru sorular soran kuşaklar yetiştirdi. Ancak 12 Eylül askeri müdahalesi sonrası yaşanan kadro değişimleri ve Sızıntı dergisi abonelikleri gibi süreçlerle bu eğitim iklimi büyük bir değişim geçirdi.

Edebiyatın Kars Güzergahında Kimler Bulunuyor?

Kars denince akla ilk gelen isimlerden biri kuşkusuz Cemal Süreya’dır. Şairin “Sen küçüğüm sımsıcak / Ne derler ona – bu kızakta / Boyuna türküler yakıyorsun ya / Sanki her türküden sonra / Hohlasan gök buğulanacak” dizeleri şehrin ruhuna işlemiştir. Şehirden yolu geçenler sadece Süreya ile sınırlı değildir; Arif Damar iş seyahatleri için, Puşkin ise tarihsel bir yolculuk için buradaydı. Ermeni şair Yeğişe Garentz’in çocukluğu Kaleiçi’nde geçmiş, Eray Canberk ise öğretmenlik yapan eşi Fatma Hanım’ın görevi nedeniyle burada yaşayarak şiirler üretmiştir.

Kentin Kültürel Yayıncılık Tarihinde Neler Var?

Halkevinin çıkardığı Karseli dergisinin yanı sıra, Eray Canberk, Raif Özben ve Zerger Mahir Baranseli’nin 1967 yılında çıkardıkları Göze dergisi de kentin edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir. 2001 yılında Yunus Nadi Şiir Ödülü‘nü alan Raif Özben ve genç yaşta yitirdiğimiz Zerger Mahir bu sürecin unutulmaz isimleridir. Haydar Ergülen ise ‘Yalnızız Cemal Abi‘ şiirinde “Senden sonra diyorum Cemal abi / Kars’a şiir gitmiyor” diyerek kentin edebi yalnızlığına vurgu yapmıştır.

Sanat ve Sinemada Kars İzleri

Karslı şair ve yazarlar listesi oldukça uzundur: Ataol Behramoğlu, Öztürk Uğraş, Soysal Ekinci, Doğan Ergül, Serdar Aydın, Ümit Kaftancıoğlu, Dursun Akçam, Yücel Feyzioğlu, Muzaffer Oruçoğlu, Mustafa Orman ve Suna Aras bu isimlerden sadece bazılarıdır. Turgut Uyar’ın Posof anıları, Mehmet Aksoy’un 2006’da yapılıp 2011’de yıkılan İnsanlık Anıtı, Reis Çelik’in İnat Hikâyeleri ve Faruk Uzunhacıhafızoğlu’nun Kar Korsanları filmi kentin sanat belleğini oluşturur.

Turizm Parlarken Çözülemeyen Altyapı Sorunları

Bugün Doğu Ekspresi turlarıyla turistik bir cazibe merkezi haline gelen Kars’ta, ne yazık ki ulaşım ve altyapı sorunları devam ediyor. Caddelerin ve sokakların bakımsızlığına “soğuk nedeniyle asfalt dayanmıyor” bahanesi üretiliyor. Oysa kent, bir zamanlar Yeltekin Sineması’nda film izleme geleneği olan, Sümmani Baba, Şenlik Baba ve Sabri Şimşekoğlu gibi halk ozanlarının deyişleriyle yoğrulan bir kültür merkezidir. Firdevs Gümüşoğlu’nun Cilavuz Köy Enstitüsü kitabı da bu zenginliği belgelemektedir. Kentin yolları bozuk olsa da, şairin dediği gibi: “Siyah ne güzel halk şiiri peh peh, Kars ne güzel sevmek!”

Exit mobile version