Kuzey Kore resmi haber ajansı (KCNA) üzerinden yayınlanan bildiride Kim Jong-un, Tahran’a yönelik saldırıların sadece İran’ı değil, tüm “anti-emperyalist” cepheyi hedef aldığını savundu. Kim, bölgedeki gerilimin tek sorumlusu olarak Washington ve Tel Aviv yönetimlerini gösterdi.
1. “Egemenlik Haklarına Saldırı”
Kim Jong-un, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“ABD ve siyonist kukla rejimi İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, bağımsız bir devletin egemenliğine karşı yapılmış açık bir yasadışı saldırganlık eylemidir. Bu haydutça tutum, dünyayı yeni bir nükleer felaketin eşiğine getirmektedir.”
2. Pyongyang-Tahran Hattında “Stratejik Kader Birliği”
Analistler, Kim’in bu çıkışını sadece bir kınama değil, aynı zamanda olası bir askeri mühimmat desteğinin sinyali olarak okuyor. Kuzey Kore ve İran arasındaki uzun süreli füze teknolojisi iş birliği, 2026’daki bu krizde “yeni bir safhaya” geçebilir.
3. “Direnç Ekseni” Vurgusu
Kim Jong-un, açıklamasının devamında Orta Doğu’daki direniş gruplarına selam göndererek, Kuzey Kore’nin “emperyalist zorbalığa karşı duran tüm halkların yanında olacağını” belirtti. Bu durum, Batılı istihbarat servisleri tarafından “Pyongyang’ın İran’a yeni nesil hipersonik füze teknolojisi sağlama girişimi” olarak değerlendiriliyor.
Analiz: Kim’in bu açıklaması, Gazinatep’e düşen füze parçası ve İran’daki patlamaların ardından, Batı karşıtı cephenin daha da sıkılaştığını gösteriyor. 2026 yılı, bloklar arası mücadelenin artık “diplomatik kınama” aşamasını geçtiği bir yıl olarak tarihe geçiyor.

