İran ile ABD arasındaki nükleer gerilimde tansiyonu düşürecek açıklama, dini lider Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani’den geldi. Şemhani, ABD’nin asıl meselesinin nükleer silah üretimi olması durumunda, “Hızlı bir anlaşma mümkün” diyerek diplomatik bir kapı araladı.
Dünya kamuoyunun gözü kulağı İsviçre’nin Cenevre kentinden gelecek haberlerde. Umman’ın arabuluculuğunda yürütülen İran-ABD dolaylı müzakerelerinin üçüncü turu devam ederken, İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, sosyal medya üzerinden kritik bir mesaj paylaştı. Şemhani’ye göre, nükleer krizinin anahtarı “niyetlerin netleştirilmesinde” saklı.
“Hamaney’in Fetvası En Büyük Güvence”
Ali Şemhani yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah geliştirme gibi bir niyetinin olmadığını, bunun bizzat dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in fetvasıyla yasaklandığını hatırlattı. Şemhani, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer müzakerelerin temel konusu gerçekten İran’ın nükleer silah elde etmemesi ise bu zaten bizim savunma doktrinimizle ve dini liderimizin fetvasıyla birebir uyumludur. Bu durumda vakit kaybetmeden, hızlıca bir anlaşmaya varmak mümkündür.”
Dışişleri Bakanı Arakçi’ye Tam Yetki
Şemhani, müzakerelerin teknik ve siyasi yürütücüsü olan Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin arkasında durduklarını belirterek, Arakçi’nin böyle bir anlaşmayı imzalamak için gerekli tüm destek ve yetkiye sahip olduğunun altını çizdi. Bu açıklama, İran iç siyasetinde nükleer uzlaşı için bir “konsensüs” sağlandığı şeklinde yorumlandı.
🗓️ Şubat Ayı Boyunca Diplomasi Trafiği
İran ve ABD, 2026 yılına yoğun bir müzakere takvimiyle başladı. Umman’ın arabulucu rolü üstlendiği süreçte şu ana kadar üç önemli durak geçildi:
-
6 Şubat: Umman’ın başkenti Maskat’ta ilk temas sağlandı.
-
17 Şubat: İsviçre’nin Cenevre kentinde ikinci tur görüşmeler yapıldı.
-
26 Şubat (Bugün): Cenevre’de üçüncü tur dolaylı müzakereler devam ediyor.
Taraflar Ne İstiyor?
Müzakere masasındaki en büyük engel, “güven” ve “denetim” mekanizmaları arasındaki fark.
-
İran: Nükleer programının tamamen sivil amaçlı olduğunu ve fetva ile yasaklanan bir silahlanmaya gitmeyeceğini savunuyor.
-
ABD: Sadece beyanların yeterli olmadığını; uranyum zenginleştirme oranlarına, tesislerin kapasitesine ve uluslararası denetçilerin erişimine dair “bağlayıcı ve sert” güvenceler talep ediyor.

