ABD ile İran arasındaki barış anlaşması müzakereleri, İsrail‘in Lübnan‘a düzenlediği saldırılarla kritik bir dönemece girdi. Saldırılar, müzakereleri zora sokarken, İran‘dan ABD‘ye “müzakereler durabilir” uyarısı geldi. ABD Başkanı Trump, bu provokatif eyleme sert tepki göstererek, “Anlaşmaya yaklaştığımız bu özel günde saldırı olmamalıydı. Neden böyle kahrolası bir saldırı düzenlemek zorunda kaldı ki? Çok sinirlendim. Hiçbir muhakeme yeteneği yok” sözleriyle İsrail Başbakanı Netanyahu‘yu hedef aldı.
Trump’tan Netanyahu’ya Sert Çıkış ve Barış Çağrısı
ABD Başkanı Trump, İran ile barış anlaşması sürecinde Beyrut‘a düzenlenen saldırıyı kınadı. Fox News kanalına yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştüğünü belirten Trump, Netanyahu‘ya “Sen ne yaptığını sanıyorsun?” diye sorduğunu aktardı. Trump, saldırının barış sürecini aksatmaması gerektiğini vurgulayarak, “Lübnan da dahil olmak üzere bölgeye barış getirecek bir anlaşmaya çok yakınız ve tüm taraflar geri adım atmalıdır. Lübnan‘ın hiçbir yerinde İsrail tarafından daha fazla saldırı olmamalı, ancak Hizbullah da dahil olmak üzere diğer taraflar tarafından da İsrail‘e karşı daha fazla saldırı olmamalıdır. Bu, uzun ve güzel bir barışın başlangıcı olabilir. Bunu mahvetmeyelim” ifadelerini kullandı. Ayrıca Netanyahu‘dan Hizbullah‘a yönelik başka saldırılar düzenlememesini ve anlaşmaya varılmasını engellememesini istediğini kaydetti.
Anlaşma Sürecinde Gecikme ve İran’ın Tutumu
Trump, İran-ABD anlaşmasının İsrail‘in Beyrut‘a düzenlediği saldırı nedeniyle geciktiğini ancak imza töreninin aynı gün veya birkaç saat içinde elektronik olarak gerçekleşeceğine inandığını belirtti. Gelecek hafta Avrupa‘da yüz yüze bir imza töreni de olabileceğini ekledi. Öte yandan, İran‘ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı‘na göre, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir‘in açıklamaları, İsrail‘in provokatif eylemlerinin müzakereler üzerindeki olumsuz etkisini gözler önüne serdi. İran, saldırıların sürmesi halinde müzakerelerden çekilebileceği mesajını verdi, bu da bölgedeki gerilimin daha da artabileceği endişesini doğurdu.

