Sosyal medya her geçen gün hayatımızın her anına yayılmaya devam ediyor. İnsanlar güncel içerik üretmek adına birbirleriyle adeta savaş halindeler. Bu içeriklerden kimileri milyon liralar kazanırken kimileri de bu paraları kazanmanın hayalini kuruyorlar. Kazanılan ve elden elde devir daim kazançlara devlet müdahale etti. Bundan sonra sosyal medya üzerinden kazanılan her kuruşun vergisi devlete ödenecek.
Gelir Vergisi Kanunu’nda sosyal medyadan elde edilen gelirler başlıklı bir madde olmadığı için insanlar Gelir İdaresi’ne başvurarak elde ettikleri gelirlerin vergiye tabi olup olmadığını sormaya başladılar. Gelir İdaresi Başkanlığı, Gelir Vergi Kanunu’nun 37’inci maddesi gereğince, bu tür faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğunu belirterek elde edilen gelirlerin vergiye tabi olduğunu belirtti.
Sosyal medyadan özellikle Youtube ve İnstagram kanallarından fazlasıyla gelir elde eden kullanıcılar, kazançlarının bundan sonra vergiye tabi olduğunu öğrenmesi ile birlikte internet arama motorunda en çok bu konuyu aratmaya başladılar. Bu konudan en çok merak edilen ne kadar kazanca vergi ödeceyeceğiz oluyor.
Hesaplamalara göre, bir defaya mahsus 201 lira gelir elde eden Youtube kanalı sahibi, hiç gelir elde etmese dahi her ay boş KDV beyannamesi vererek 64 lira 10 kuruş damga vergisi ödeyecek. Ayrıca, 30 lira 15 kuruş gelir vergisi ile birlikte, Gelir Vergisi Beyannamesi için 97 lira 20 kuruş, ekindeki işletme hesabı özeti için 35 lira 80 kuruş damga vergisi ödeyecek, SM veya SMMM için aylık muhasebeci ücreti ödeyecek.
Telif kazançları 500 bin TL’yi geçenler normal gelir vergisi mükellefi olacak. Tüccar gibi gelir defteri tutacak, fatura ve fiş düzenleyecek. Bu sadece YouTuber’ları değil bütün telif kazancı sağlayanları kapsıyor. Yönetmen, sinemacı, senaryo yazarı, şair, yazar gibi telifle çalışanlar buna dahil.
Özellikle Youtube’da kanal açıp binden fazla abonesi olan hesap sahipleri, videolerında 4 bin saat izlenme sınırını aştıktan sonra reklam alabiliyor. İnternet ortamınındaki hız akışını düşünürsek ve uzun videolara tahammül eşiğimizin azaldığını hesap ettiğimizde, en fazla 30 dakikalık videolar sosyal medyada talep görüyor. Bu bağlamda baktığımızda en az 8 bin kişinin videoyu izlemesi gerekiyor.
8 bin kişi sınırı kimini korkutsa bile gözümüzde fazla büyütemeyeceğimiz bir rakam. İnternet, sosyal medya her yerde. Evde, dolmuşta, takside, ofiste, yolda yürüken… Burada önemli olan hangi 8 bin kişilik kitleye ulaşabileceğimiz. Hedef kitleyi belirledikten sonra 8 bin kişiye ulaşmak ve vergilendirme diliminde uğranacak mağduriyeti azaltmak oldukça mümkün. Türkiye’de Youtuberların aylık ortalamasının 100 bin TL olduğunu düşünürsek daha fazla kazanç elde etmek mümkün görünüyor.

