İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan; Amaç yeni bir anayasa değil, rejimi değiştirmek

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan; Amaç yeni bir anayasa değil, rejimi değiştirmek
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yeni anayasa çağrısı yapan iktidar kanadına cevap veren İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan; Amaç yeni bir anayasa değil, rejimi değiştirmek” dedi

 

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan; Evet, bugünkü konumuz bir Ekim’de meclisin açılmasıyla birlikte daha da hareketlenmesini beklediğimiz o yeni anayasa tartışmaları. Peki, Türkiye’nin sığınmacılarından tutun da sınırlarımıza yakın zamanda tehdit etmeye başlayacak olan gelişmelere varıncaya kadar, ekonomik bunca sorunu varken, bu kadar büyük sorunlar karşımızda dururken iktidar neden anayasayı değiştirmek istiyor? Yirmi bir senedir ellerini bağlayan mı vardı bunların? Ben size cevabını söyleyeyim. Cevabı çok basit. Yeni anayasadan kasıtları Türkiye’de bir rejim değişikliği. Ve sadece bu da değil biliyor musunuz? Türksüz bir Türkiye yaratmak istiyorlar. Ve tam da bu süreçte o Orta Doğu’daki Körfez İlkeleri Türk milletine, cumhuriyete ve onun mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı operasyon düğmesine bastılar. İçerideki işbirlikçileri ise her geçen gün şeriat çağrılarıyla toplumu daha da germeye devam ediyorlar.

 

CUMHURİYETİN DEĞERLERİNE BAĞLI OLMAK ZORUNDADIR

İşte bu dahili ve harici bedbahtların önünde duvar Gibi duran bir engel var. O engel ne biliyor musunuz? O engel Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Anayasa nedir? Anayasa bir toplumsal mutabakattır, sözleşmedir. Bir devletin yönetim biçimini belirtir. Tüm kanun, kurum ve yapılardan üstündür anayasa. Hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz Temelleri kurucu iktidarlar tarafından asılır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın temelleri ise ilk dört maddesinden de anlaşılacağı üzere cepheden cepheye ömrü savaşlarla geçen Türk milletinin geleceğini kurtarmak adına vatanın istiklal ve hürriyeti için her türlü zorluğa göğüs geren cumhuriyetin kurucu kadro tarafından atıldı. İster cumhuriyetin ilk anayasası bin dokuz yüz yirmi dört anayasası olsun. İster bin dokuz yüz altmış bir ve bin dokuz yüz seksen iki anayasaları olsun cumhuriyete ve değerlerine bağlı olmak zorundadır.

 

 

TÜRKSÜZ BİR TÜRKİYE

Zaten bu anayasalar cumhuriyet esaslarına bağlılık bakımından da birbirlerinin devamıdır. Yeni bir anayasa hazırlanacaksa Bu hakikatlerin dışına çıkarılmasına asla ve fertler düşünülmez. Yeni anayasa milli mücadelenin ruhuna, milli egemenliğe, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olmak zorundadır. Yeni anayasa milletimizi dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip, şerefli bir üyesi olarak birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk milliyetçiliğinden ilham almak zorundadır. Peki iktidarın düşündüğü yeni anayasanın temelinde ne var? Ben size söyleyeyim. Milletin çeşitliliği. Peki ne demek bu milletin çeşitliliği? Türksüz bir Türkiye demek.

 

BÜYÜK TEHLİKEYİ GÖZDEN KAÇIRDI

Milletin çeşitli ifadesini bir daha önce bir yerden daha duyduk. Hatırlatayım size. Kim dedi biliyor musunuz? O on beş Temmuz hain darbe kalkışmasının arkasındaki bir isim vardı. Eski CIA, ulusal istihbarat konseyi başkan yardımcısı. Eski Orta Doğu şefi vardı. Graham Fuller. Granffurler’den duyduk biz bu cümleyi. Hazırladığı CIA raporunda Türkiye’de siyasal İslam’ın iktidar olması gerektiğini ve Türkiye’nin çok dilli ve çok kültürlü bir yapıyı benimsemesi gerektiğini ifade ediyor ampuller. Şimdi milletin çeşitli lafı nerelere varıyor? Anladınız mı? Türk milleti son gelişmelerle beraber haber bültenlerinde ve sosyal medyada milletin çeşitliliğine odaklanmışken çok daha büyük tehlikeyi gözden kaçırdı. Bir kişinin söyledikleri dışında düzenlenen yeni anayasa sempozyumunun geneline katılımcılara ve sempozyumun sonucuna bakmadı kimse.

 

TÜRKİYE DEVLETİ’ NİN BİR CUMHURİYET OLMASINDAN RAHATSIZLAR

 

O sempozyumda yeni anayasanın amacının ne olduğu da sempozyumun sonunda ifade edildi aslında. Kısaca hayata geçirmek istedikleri yeni anayasada Anayasanın ilk dört maddesini değiştirilmez olması hükmünü kaldıralım diyorlar. Yani Türkiye Devleti’nin bir cumhuriyet olmasından rahatsızlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olmasından rahatsızlar. Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölü bir bütün olmasından da rahatsızlar. Dilinin Türkçe olmasından rahatsızlar. Ay yıldızlı bayrağımızdan İstiklal Marşı’ndan ve başkent Ankara’dan rahatsızlar. Hatta öylesine rahatsızlar ki ilk dört maddenin değişmesi iktidar için olmazsa olmazların başında geliyor.

 

 

 

Ben size söyleyeyim mi? Düpedüz Türk milletine ihanettir. Ortada bir darbe anayasası varsa o da bir bu sempozyumu düzenleyen iktidarın getirmek istediği yeni anayasa olacaktır. Getirmek istedikleri yeni rejimin anayasasını yapabilmek için mevcut anayasaya da darbe anayasası diyorlar. Darbe anayasası dedikleri mevcut anayasa Kabul edildiği o bin dokuz yüz seksen iki yılından bu yana kaç kez değişti biliyor musunuz? Tam yirmi bir kez. Sadece bu yirmi bir yıllık AK Parti iktidarında bile on iki kez değişikliğe gidildi. Bu darbe anayasası dedikleri anayasanın yüz yetmiş yedi maddesinin yüzde otuz dört maddesinin de değişikliğe gitmişlerdi. Şimdi gördüğünüz gibi ilk dört maddeyi değiştiremedikleri için bu anayasaya darbe anayasası demeye devam ediyorlar hala.

MÜLTECİLERİ O YÜZDEN GÖNDERMEYECEĞİZ DİYORLAR

Anayasayı defalarca delen, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uymayan, hatta ve hatta Anayasa Mahkemesi’ni kaldırmak isteyenlere tekrar hatırlatmak istiyorum. Konuşmamın başında belirttiğim gibi anayasaları kurucu iktidarlar hazırlar Yirmi bir yıllık AK Parti iktidarı yeni anayasa oyunuyla rejimi değiştirerek kendisi kurucu iktidar olmaya soyunmuş anlaşılan. Cumhuriyetin yüzüncü yılında anlaşılan o ki, birileri cumhuriyetin sonu için geri sayım başlatmış. Ve bunu sadece anayasayı değiştirerek planlamadıklarından emin olun siz. Bir yanda Türk milletini hakir ve Arap’tan aşağı gören İngiliz ajanı gibi hareket eden kimi sosyal medya imamları var. Diğer yandaysa körfez ülkelerinden başlayan Türk milletinin sabrını taşıran provokasyon niteliğindeki açıklamalar var. Ve tüm bunlardan önce ülkemizde tutulan milyonlarca Suriyeli ve delik değişikliği olan sınırlardan cihat için gelen Afganlılar. İşin bir de demografik boyutu var. Mültecileri o yüzden göndermeyeceğiz diyorlar.

 

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ

 

Tüm sığınmacıları ve kaçakları demokratik operasyonu tamamlamak için kullanacaklar bunlar. Bunların hepsi kirli bir planın parçası. Türk milleti böylesine tehlikeli bir oyuna ve siyasi kurnazlığa asla iz Vermeyecek. Hele hele anayasanın ilk dört maddesini kaldırmak gibi bir hadsizliğe kalkıştıkları anda karşılarında cumhuriyetin sonsuz savunucusu olan İYİ Parti’yi ve milyonlarla bir araya gelen Türk milletinin çelikten iradesini görecekler. Atatürk bu günleri yüzyıl öncesinden görmüştü. Ve kendisinden sonraki kuşaklara onun ölümsüz eseri Cumhuriyet’i miras bırakmıştı. Ve bu mirası savunmak ne büyük bir şereftir ki bizlere nasip olacak. Sakın ama sakın rejimin ayarlarıyla oynamaya kimse kalkmasın. Istibdat düzenini yıkan Türk milliyetçiliği ölümsüzdür. Hiçbir kalıba ve şekle sokamazsınız. Türksüz bir ve Türksüz bir Türkiye hayali kuranların hesaba katmadığı bir şey var. O da Türk gençliğidir. Türk gençliği atasından aldığı birinci vazifesini yerine getirecek inanca, ruha ve güce sahiptir. Gençliğimizle el ele Türkiye’nin karanlığa sürüklenmesine asla izin vermeyeceğiz

 

 

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan; Amaç yeni bir anayasa değil, rejimi değiştirmek

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir